27 Haziran 2010 Pazar

Kalbim ve Kıblem

Herşey üstüme geliyor ama herşey.
Dünya tüm acımasızlığı ile yine karşımda işte.
Gözlerimde kilitli kalmış,gözpınarlarımdan bile saklanan yaşlar kocaman bir boşluğun içinde çırpınıp duruyor.Kederimin dışa vurumunu görmesin kimseler diye.
Ve ben çoğu kez kendimden bile sakladıklarımla yüzyüze gelirken ürperiyorum.
Bu küçücük bedene nasıl sığdırıyorum bunca üzüntüyü,telaşeyi,karmaşayı diye.
Varoluşla yokoluş arasındaki ince çizgide hiçbişey olamayışı yaşıyorum belkide.
Dilimle aklımın uyumsuzluğu, gülümsemelerimin ardındaki hüzün ve boş konuşmaların ötesindeki suskunluğum.En beteride kalbimde dinmek bilmeyen ince sızı. Belirsizliklere,anlaşılmazlıklara,çözümsüzlüklere...
Herşeye rağmen yaşatmaya çalıştığım duygularım,
İstanbulda olmasaydım diyorum bazen, ya bu şehirde olmasaydım! Canım çok yandığında yada çok hüzünlü bir ruh haline büründüğümde sığındığım limanım olan bu şehir,en acı günlerimde bana arkadaşlık etmiş, hüznümü, neşemi paylaşmış, suskunluğumda gözlerimle konuştuğum dalgalar, sevincimde gülümseyerek pozlar verdiğim, sakin,uslu,maif,her duyguya bir mekan bulunabilecek Anadolu yakası, daha kısa vakitlerde yada yanlızlığın dibe vurduğu zamanlarda Avrupa yakası. Kıblem benim bu şehir. Kalbim ve Kıblem en acımasızlılarım ama en sevdiklerim...
Yazacak onca şey varken çalan bir telefonla toz bulutu olmuş kelimeler:(( Gerisini yine derinlerimde saklamam gerektiğinin bir belirtisi belkide.Başka bir duyguya başka bir yaşanmışa saklanması gereken kelimeler.............

13 Haziran 2010 Pazar

KURT SEYT & SHURA


KURT SEYT ve SHURA
1.Dünya savaşı, Rus cephesi, Rus cephesinde Türk olmak,c/kan, nefret, korku, ihanet, aşk, c/esaret, nefret, şevkat, şehvet, gelenek, geçmiş,
hüzün, dram, komedi ve daha bir çok duygu....
AŞK;12 yaşında asker babası tarafından askeri okula teslim edilmiş, Rus sınırlarında Türk olarak yaşamış babasını örnek almış yolunu yolu, sözünü kanun bilmiş bir gencin zaman içinde aşk için babasına kafa tutmasını anlatan soluksuz yaşanan bir aşk hikayesi.
Aşkın sözlerle değil gözlerle yaşandığını çok sevmek çok sevilmek için kelimelere ihtiyaç olmadığını yürekten gelen sıcaklık ve cesaret gerektiğini vurgulayan,
ama her aşk gibi yarıda tadı damakta bittiğini anlatan bu kitapta bazen Shura kadar cesur olmak isteyeceksiniz. Asıl sevişmelerin bedenlerle değil ruhlarla yapıldığını anlayacak yarım kalmışlıklarınıza acıyacaksınız. İhanetin bedelini ihanetle ödeten bu sıradışı kadını anlamaya çalışacak bazen aşka lanet bazen özenerek bakacaksınız. Gördüklerinizin ötesini görebilmeyi deneyeceksiniz. Belki, bu aşkın yoğunluğuna dayanamayacağınızı düşünebileceğiniz gibi Seyt-Shura'nın kalbinde olabilmeyi düşleyecek, gitmenin vazgeçmek olmadığını öğreneceksiniz.
Bir kalbe iki sevgi sığabileceğini algılayamasanızda, bunu aklınızın bir kenarından silemeyeceksiniz.
1.DÜNYA SAVAŞI; Şavaşın ağır darbelerini içinizde ta derinlerinizde hissedeceğiniz k/can pazarına tanık olacağınız.Osmanlı’nın sonunu,Türkiye cumhuriyeti’nin doğuşunu Mustafa Kema’lin o dev gibi adamın büyük liderin önderliği,açlık sefalet,azim ve vatan aşkı…
En olmadık yerde gözleriniz dolacak en olmadık yerde kitabı kapatıp düşüncelere dalacaksınız

3 Haziran 2010 Perşembe

Dayanamamak istiyorum!!!

Bu gece yine yine 3-5 nöbetlerindeyim...
Şu koca evdeki tüm yanlzılığıma inat,geceyi arkadaş ettim kendime.
Konuşmak istiyorum.
Kelimelerce sayfalarca konuşmak.
Susturduğum bastırdığım herşeyi dışa vururcasına konuşabilmek.
ama dayanıyorum, en çok kendi çekilmezliğime.
Bunca sitemi,öfkeyi,neşeyi,sevgiyi söylemek istiyorum.
Hayatla yüzleşmek bir nevi,hayata kafa tutmak.
Ama dayanıyorum..
Ve ben artık dayanamamak istiyorum...
İçimdeki bunca satırı dayanamayıp dile getirmek sayfa sayfa yazmak istiyorum.
En çekilmez günlerimin, en keyifli günlerimin belkide en özel sırdaşı satırlarıma, satır aralarında uzun uzun noktalar koymadan devam edebilmek istiyorum.